Feeds:
Posts
Comments

Archive for December, 2010

>Xmas Holiday Part II

>Hala tatil zamani buralarda.. Ocak’in 4’une kadar cogu kisi tatil ya da psikolojik olarak tatilde :)
Anladim ki yaslaniyorum, herkes isine, okuluna donse de, eski rutinimize girsek diye beklemeye basladim :)

Selin Hanimlar Turkiye’deki 6 aylik tatillerini bitirip, kurkcu dukkanlarina geri donduler :) Artik gezmeler, 1 cocuk+2 bebekli olarak gerceklesiyor :)





Ailemizin kuaforu :)







Tatil demek, sagliksiz beslenme demek :)


Bugun direksiyon dersim vardi; saat ogleden sonra 3 gibi agir bir sis bastirdi. Sinava koy yollarinda girecegim, dar yollarda 60 mil hiz.. Etraf tarla, bos arazi.. Siste araba kullanmak cok zevkli..

Esra, Oip ve ozguranne :) Elinize, emeginize, fikrinize saglik :) Tebrikler! :)

Read Full Post »

>Mamma Mia!

>Soule Mama 5. cocuguna hamile :) Tum Turk blogger annelere hayirli ugurlu olsun :P

Gulse Birsel’den gelsin…

En azından tıbben sağlıklı olanı siz yapıyorsunuz. Tabii tıbben sağlıklı derken, fiziksel sağlıktan bahsediyoruz. Psikolojik sağlık eski anneler kadar sağlam değil, onu söyleyeyim. Yeni annelere bir hal olmuş.

Eskiden çocuk sahibi olmanın sayısız güzelliklerini ballandıra ballandıra anlatan kadınlar gitmiş, ürkütücü doğum hikâyelerinden, mesleğini ne kadar özlediğinden, asla ikincisini yapmayı düşünmediğinden, kimseye bunu tavsiye etmeyeceğinden dem vuran, uykusuzluktan şikayet eden, gözleri dola dola vücudunun nasıl bozulduğunu anlatan, sonra sözü ayıp olmasın diye “Ama tabii çok seviyor insan da…” diye bitiren gönülsüz anneler gelmiş!

Birisi, birinci doğumunda ağır bir depresyon geçirdiğinden, birkaç ay çocuğu görmek istemediğinden bahsediyor! İkinci doğumdan hemen sonra doktor antidepresanlara başlatmış! Zaten ikinci doğumu da istememiş de, işte. Bir başkası, yanında, bakıcı, bebek hemşiresi ve bu ekibin yardımcısından oluşan üç kişilik bir ekip olduğu halde, çocuk büyütmektense amelelik yapmayı tercih edeceğini söylüyor! “En azından gece evine gidip yatar uyursun, oooh, sorumluluk da yok,” diye içini çekiyor!

Tüm annelere sesleniyorum: Kendinize geliniz! Utanmayınız! Ayrıca da depresyon falan geçirmeyiniz! Dizinizi kırıp bir zahmet, birkaç sene evde çocuk bakınız! Söylenenlere göre hücreleri yenileyen bir durum bu annelik!

Read Full Post »

>Noël

>Ailecek kendi rekorumuzu kirdik su son 1 haftada :) Evden hic cikmadan, butun gun pijamalari cikarmadan, Ingiliz kanallarinda yil icinde en cok filmin yayinlandigi su gunlerde sabahtan aksama o film senin, bu film benim izleyerek, sabah kahvaltisi niyetine aksamdan kalan pizzalari isitip yiyerek gecirdik gunleri..

Oturdugum yerden ev manzaralari :)

Devrilen ralli arabasi izleyen MK :)

Kendi kendine dagilmis, aynen o sekilde kendi kendine toplanmasi beklenen oturma odasi :P

Aciktim.. aciktim diye sizlandi; yemek yemek istemedi; biz de baska bir sey vermedik. Bir sure sonra baktik, sabah kizartilmis ama yenmemis, ortalikta kalmis, kuru bir ekmek dilimini bulmus, afiyetle kemiriyor :)




Yemek yemek istemedigi zamanlarda, aksama kadar ac birakirim arkadasi; aksam bayila bayila yer oglen burun kivirdigi yemegi :)

Read Full Post »

>Sekerci

>Ne zaman mezar, mezarlik gorsem; tum kavgalar, hirslar, gereksiz cabalar.. bo$ diye dusunmeye basliyorum.. Bir sure sonra geciyor, yine gunluk telasa dusuyorum, sonra yine bir mezar-mezarlik cikiyor karsima…





MK, gecen aksam, aynen:

Anneeeaa! Ben buyuyunce sekerci olucam. Seker dukkanim olacak, sekerci amca olucam, sekerlerim olacak ama benim sekerlerim disleri curutmeyecek!

Dis curutmeyen sekeri icat et evladim, Bill Gates’ten bile zengin olacagin garanti :P

Kereviz ve zencefille ilgili guzel tarifler geldi, tesekkur ediyorum :)) Kerevizin koku de var ama sapi kadar kolay bulunmuyor. Sapi daha yaygin buralarda.. Dun balik atarken firina, yaninda kereviz saplarindan da attim biraz.. ama yiyemedik :( Cabuk pismiyorlar. Onlari sogan gibi kucuk dograyip, yagda kavurup bir seyler yapmak daha pratik olacak..

Read Full Post »

>Xmas Holiday

>Hayat durmus vaziyette Ingiltere’de. Ucaklar, trenler, otobusler calismiyor. Normalde pazar gunu donecek olan arkadasimizin ucusu iptal olmustu. Bileti yeniden saliya almisti, o da iptal oldu. Hala Turkiye’de, donemedi.. Gunlerdir havaalanlarinda mahsur durumda, multeci misali bekleyen yolcular var. Insanlar 1 yil boyunca noel tatilini bekliyorlar ve bu sene su ana kadar cok kisi yollarda perisan oldu.

Hic olmazsa evimizde, sicakta mahsur kaldigimiz icin sukretmeliyiz bizler… yollarda perisan olanlar icin de dua etmeli..

Zorunlu bir noel tatili yasiyoruz ailecek. Esim ocak’a kadar evde, MK’nin okulu kapali, ben zaten elektrikleri iflas etmis isyeri yuzunden evden calisiyorum. Ev insani degilimdir ama evde olmak da guzel :)

Alisveris yaptik dun; esim nutella alirken ben; pirasa, kirmizi lahana, bell peppers (cok iri, kirmizi-sari-yesil renkli dolmalik biberlerden), kereviz sapi, kirmizi turp, taze zencefil aldim :) Sekeri hayatimdan cikarma operasyonu guzel devam ediyor-mus; nutella bile yiyemez oldugumu anlayinca, farkina vardim :) Uzun sure “az seker” tuketince, sekerli gidalarin tadi bir garip geliyor insana.

Pirasayla aram hic bir zaman iyi olmamisti. Buyurken, “onune ne konulursa yiyeceksin” ve “sevemesen de senede 2 kere yemen gerekiyor herseyden” felsefesi hakimdi bizim yemek soframizda. Pirasa ve taze bakla, disiplinli anne-babama ragmen yiyemedigim sebzelerdi. Asla pes etmeyen annem, bu yemekler oldugunda bana makarna yapardi :)

Babam yiyebilmem icin zeytinyagli pirasa yemeginin ustune bir seferinde yogurt, digerinde seker bile eklemisti :) Ortaokul yillarimdi.. Ve en son sekerlisini de denedikten sonra, kendisiyle iliskimi kesmistim :)

Yas 25’i gecince, “hmm.. babam bazi konularda hakliymis aslinda” donemine gelince; “sevmesem de, senede 1-2 kere yemeliyim” demeye basladim ve kendisiyle barismak icin cok caba harcadim.. Olmadi, olmadi, olmadi… “Pirasa, yenmek icin yaratilmis bir sebze degil, o oyle, oylesine.. topraktan cikan bi bitki, ne demeye yiyorsunuz bunu yahuu!” cemkirme donemime geri dondum.

Taaa..kii.. Meral’in pirasali arnavut boregini yiyene kadar :) Ilk yedigimde anlamamistim bile pirasali oldugunu, o kadar basariliydi :) Ancak ben tembel bir insanim, malum. Kim acacak hamur falan simdi.. Meral yapinca yemek suretiyle, senede 1-2 seferlik gidami almaya devam ettim :)

Gecenlerde arkadasim Sema’da, ne oldugunu bilmeden karmaca‘yi denedim ve hamm hummpp.. mmm.. yam yam.. cok guzelmis, bu ne yahu? diye sorunca, yedigim seyin 1 kg pirasa oldugunu ogrendim :)) 1 kg pirasa ve ben :)) Bu yazdiklarimi okuyunca babacigimin gozleri yasaracak :))

Bu aksam 3. kez yaptim, ilk ikisi basarisiz olmustu ama pirasa askina pes etmedim ve bu aksam basariya ulastim :)) Ne yaptigimi bilmeyen esim; amma sogan koktu, saglikli bir seyler yapiyor olmalisin! diye dalga gecmisti benimle ama firindan cikinca “saglikli seyi” pek begendi :) Bakalim yarin sabah MK efendi nasil bulacak karmaca’yi :) Hay Allah razi olsun Sibel, ne sevaba girdin, bi bilsen :)

Yine basimin pek hos olmadigi bir sebzeyi daha hayatima katma cabasindayim.. kereviz saplari! Humusa, cemene banarak yerim dusuncesiyle aldim. Bu aksam oturdum bir kismini ince uzun dogradim. Humusa ve cemene banarak yedim :P Ama cIk, zoraki, yemis olmak icin yerim ancak bu sekilde.

Biraz tarif aradim internette. Corbasi meshur, belki sogan+patates+mercimekle birlikte corba yaparim birazinin. Birazini firinda kozlesem mi? Ustune yogurt doksem? Pisme suresi ne kadardir? Pilava katsam? Piser mi pilavla? Lezzetli tarifi olan? :))

Kirmizi lahana ve kirmizi turplar salata olacaklar.. Kocaamaan, kafam kadar dolmalik biberler belki gercekten dolma olurlar :) Ya da kocaya devredecegim, stir fry yapacak. Evin muhafazakar, klasik, Turk yemekleri benden; antin-kuntin, entel-dantel, fuzyooon yemekleri kocadan :P Halbuki klasik olan o, entel dantel olan ben :P

Zencefili pek sevmem. Zaten hayatimda zencefili de Londra’da tanidim. Hele de tazesini! Zencefilli kurabiyeseverler, nasssi yiyorsunuz o kurabiyeleri yaahuu? :) Oksuruyorum su ara, gecen hafta oturdugum yerde hasta oldum, geriye oksuruk kaldi yadigar.. Taze zencefili rendeleleyip az limon dilimiyle suda kaynattim, icine de bal karistirim.. Bugun biraz degisiklik hissetttim :) Bu aksam yine denedim, bakalim yarin nasil olacak?

Kazayla cok alinmis sutler ziyan olmasin diye, bir de sutlac yaptim. MK ve babasi bayiliyorlar. Her sutlac yapisimda rahmetli anneannem aklima gelir. Sutlac=anneannem’dir benim icin. Ben seviyorum diye, universite tatillerimde hep hazir ederdi eve gelisimde.. O nasil yapardi, hic ogrenemedim, heveslenmedim bile. Ah simdiki kafam olsa.. Onunkiler gibi guzel olmuyor tabi benimkiler…

Direksiyon dersleri devam ediyor. Su son iki gunde, buzlu yollarda da deneyim kazandigim icin memnunum :)) Ancak hala sinav gecme seviyesine gelemedim :( Haftaya, gercek sinav oluyormusum gibi 1 saat boyunca sinava tabi tutacak beni hoca. Ikimiz de gecmemi beklemiyoruz :P Ancak en cok hangi noktalarda hata yapiyorum, onlari gormeyi umuyoruz ki onlara yogunlasalim. En buyuk problemim, forward planning…

Daha fotografindan, tuttugunu koparan, guclu bir kadin oldugu belli oluyordu: Nira’nin super babaannesi. Boyle guclu kuvvetli, hayata karsi dimdik durabilmis, oturdugu yerde miy miy miy sikayet edip durmak yerine, ayaga kalkip savasmis kadinlari cok seviyorum. Gormesem de, tanisamasam da.. cok seviyorum. Ve ornek aliyorum… Sen cok yasa, Senorita Mercedes :)

Read Full Post »

>Bu haftasonu..

>

…Evde oooylece, bos bos otururken…

Bir tipi bastirdi..

Bu firsat kacmaz dedik, attik kendimizi disari..

Firtinadan gozunu acamayan MK :)

Sitemizin genclerinden, kardanadam performansi :)

Kar tipi demeden, calisan MK :)



Odasi boyle tika basa kitap dolu olan komsum kim, merak ettim..

Bu fotografi cekerken, Beste‘yi ve sevdigi kuslarini dusunuyordum :)
Bu foto senin icin Beste :))
Maalesef hala uzak lens alamadim, su ankinden ancak bu kadar is cikiyor..



Bu da, sitemiz entellerinin kardanadam performansi :P


Christmas-Noel temasinin, neden kirmizi-yesil-beyaz agirlikli oldugunun yaniti :)

MK ve babasi eve donduler, ben kendimi yollara vurdum..


Her kar yagdiginda, ah simdi Valentine’s Park’a gitmek vardi diye gecirirdim icimden ama firsat olmazdi. Bu sefer azmettim ve yarim saat yuruyerek, hava kararmak uzere iken parka vardim.

Issizmis gibi gorunse de, boyle bir gun icin oldukca kalabalikti..
Kendimi, ortacag masallarindaki ormanlarda yuruyormusum gibi hissettim..

Esra&Meral co-production gururla sunar :)
Story by Havva teyze :)



Su an hava -9 derece! Bu ulkedeki 9. kI$Im ve hic bu kadar soguk ve kar gormemistim..

Onumuzdeki gunlerde hava sicakliginin, bazi bolgelerde -27 dereceye kadar dusmesi bekleniyor!

Gecen hafta Turkiye’ye tatile giden ve birisi c.tesi, digeri pazar gunu donecek olan 2 arkadasimiz, buradaki havaalanlari kapali oldugu icin orda mahsur kaldilar.

Bu kar, soguk ve buzda yarin direksiyon dersim var. Her turlu hava kosulunda tecrube edinmek isteyen bir merakli icin, bulunmaz firsat :)

MK’dan inciler:

Anne: Sen benim bi tanecik oglumsun..
MK: Ben senin oglun degilim..
Anne: Kimin oglusun peki?
MK: Ben A. teyzemin ogluyum, babamin ogluyum..
Anne: hmm.. benim neyimsin peki?
MK: Ben senin askinim!

:)

Read Full Post »

>

Bunlari bu yaz, anneannemin evinde bulmustum. 35 sene oncesinden kalma, 3 boyutlu filmler ve makinlari :)

Takip ettigim yabanci bir blogger gectigimiz gunlerde kendi kiyafetlerinin ve 3 kizinin kiyafetlerinin videosunu cekmis..

Iste 4 elbiseli ve 2 kazakli anne : Minimalistic Closet

Kucuklerin, buyuklerin kiyafetlerini giydigi: Family Closet

Gereksiz, fazla oyuncaklar uzerine yazilmis postu ve videosu: Minimalistic Toy Chest

Bu da, bugunlerde Pratik Anne’nin yazdigi; cocuklara oyuncak yerine alinabilecek alternatif hediyeler: Oyuncak Istemeyen Despot Evsahibesi

Minimalistic Toy Chest postunda yazarin bahsettigi bir sey vardi, en buyuk cocugu 3,5 yasinda olan anne; cocuklarin oyuncaklarini onlara toplattigini yaziyordu.

Cocuklari ev islerine alistirmak, kendi islerini kendileri yapmayi ogrenmelerini saglamak icin asla erken degil bence. Tek gereken, sabir, sabir, sabir… Cok yavaslar, motor gelisimleri tamamlanmadigi icin sarsaklar ama ancak boyle ogrenebiliyorlar.

MK yurumeye basladigi andan itibaren, yani 1 yasindan itibaren etraftaki seyleri ona toplatmaya, herhangi bir seyi bir yerden bir yere getirmesini, goturmesini istemeye basladim.

Belki cok basit bir sey, su ya da mutfaktan herhangi bir sey istedigi zaman, alip ona goturmuyorum. Hizmet edilmeye alismasin diye. Onu cagiriyorum yanima ve o sekilde veriyorum. Sofrayi kurarken her zaman bir seyler goturmesini sagliyorum. O bir kenarda oynuyor bile olsa, “sofra hazirlaniyor” diye cagiriyorum ve birlikte kuruyoruz. Yemek yedikten sonra kasigini, catalini, tabagini mutlaka mutfaga kendisinin goturmesini istiyorum.

Yemekten sonra kucuk el supurgesi ile kiriklari supurmek onun gorevi.

Kendi kirlilerini cikardiktan sonra banyoya her zaman kendisi atiyor. Camasir makinasini o dolduruyor ve calistiriyor. Camasirlari birlikte seriyoruz, daha once gordugunuz gibi kendi kiyafetlerini kendisine katlatiyorum ve dolabina yerlestiriyor. Bulasik makinasinin temiz kasik catallarini yerine yerlestirmek onun gorevi.

Disardan iceri girince ayakkabilarini kaldirmak, montunu asmak, aksam yatmadan once oyuncaklarini kutulara kaldirmak; hatta evden cikarken eger cok agir degilse kucuk cop posetini tasimak; disarida kendi cantasini tasimak..

Soyunmak, giyinmek, tuvalete gitmek.. Ellerini yikamak.. Dislerini ben fircaliyorum, simdilik.

Bunlar simdilik aklima gelenler; temel olarak kendi isini kendisinin yapmasini ve evdeki diger ortak islere de yardim etmesini amacliyorum.

Onun sebep oldugu hic bir seye; “dur ben yaparim” diye atlamiyorum. Kirip doktuklerini, kirlettiklerini ona temizletip toplatiyorum. Mottomuz: Kendi bozdugunu kendin tamir et, kendi dagittigini kendin topla!

Her zaman o kadar da gonullu olmuyor tabi; bazen ipleri gevsetip; peki bu seferlik sen git, ben yapayim diyorum ama cokca, itiraz etse de; bu senin gorevin, senin yapman gerekiyor diye durup yapana kadar basinda bekliyorum..

Bunlari her cocugun yapabilecegine inaniyorum. Dedigim gibi tek gereken sabir ve duzenli olarak bunlari cocuklara yaptirmak, onlari cesaretlendirmek. Bazen 2 dakikada kendimiz yapmak cok daha pratik, 10 dakika onlari beklemek yerine. Ya da cekmeceye yerlestirilmeye calisan kasiklar catallar sangur sungur yerlere dustugunde, of git de ben yapayim demek :)) Ama agac yasken egilir; bugun kira doke, agir aksak yapar, 5 yasinda cok daha guzel, 10 yasinda tam olmasi gerektigi.. Ne kadar kucukken baslarsa, o kadar dogal kabullenir..

ha tabi, petunya’nin dedigi gibi, buyuyunce her sey degisebilir :)) ama yine de azimle ve sabirla denemeye devam :)

Bu da, daha once izleyemeyenler icin camasir makinasi calistirma seansi :) Bu asamaya gelene kadar, her makina calistirmada hepsini defalarca, tek tek soyleyip gostererek, ona yaptirdigimi soylemeliyim:

Untitled from annevebebisi on Vimeo.

Read Full Post »

Older Posts »