Feeds:
Posts
Comments

Archive for March, 2009

>Turkiye

>
Cumartesiyi pazar bağlayan gece, saat sabaha karşı 3’te (saatlerin ileri alınması sebebi ile aslında 2’de) Londra’dan ana-oğul başlayan,araba-uçak-metro-otobüs-feribot kullanarak toplamda 22 saat süren yolculuğumuz pazarı pazartesiye bağlayan gece yarısı 1gibi anneanne-dede evinde sona erdi.

Ancak önce cuma gecesi benim hastalanmaya başlamam,cumartesi akşamüzeri MK’nın ateşlenip kusması olayları çok karmaşık bir hale getirdi.

Ateş düşürücü ile cumartesi gecesi durumu düzeldi ancak uçaktaki aşırı sıcak yüzünden yeniden ateşlendi. Ateş düşürücü ile yeniden düzelir gibi oldu. Uçaktan inişte, Meral’in ikizi, sevgili arkadaşım Meltem bizi karşılamaya gelmişti ve sağolsun otobüs saatine kadar bizimle vakit geçirdi. Kahve Dünyasında keyifle kahve içelim dedik ama sağolsun MK izin vermedi. En sonunda pes edip karton bardaklara döktürdük kahveleri ve çıktık :) Ama sahlepli kahve ne güzel bişi öyle ya :))

Otobüs yolculuğu sırasında her şey daha kötü oldu. Otobüsün kaloriferlerini açıp içerisini 40 derece yapan soföre mi, yoksa o sıcağa rağmen kazak ve palto ile oturan yolculara mı şaşırayım bilemedim.

Eve ulaştık çok şükür ama o otobüs yolculuğu bitmek bilmedi.

Şimdi hala hasta maalesef. Sık sık ateşi yükseliyor, ağlıyor, yemek yemiyor, uyumak istiyor ama uyuyamıyor.

Diş çıkarıyor. Üstüne babadan ayrılmış olma üzüntüsü de eklendi. Ayrılırken ağladı epey. Şimdi de durup durup ‘eve gidelim’ diye ağlıyor.

Bugün o kadar sessiz, mahsun ve boynu büküktü ki, 2 yıllık oğlumla bugünkü çocuk arasında hiç bir alaka yoktu.

Anneanne ve dedesinin aldığı bisiklete bile sevinmeye mecali olmadı.

24 saattir dışarı çıkmadım. Dua edin lütfen, tatilin geri kalanı ikimiz için de sağlıklı, neşeli ve çok daha güzel olsun.

Read Full Post »

>Geçtiğimiz Hafta

>http://www.youtube.com/get_player

Videoda pek duyulmuyor, çok rüzgar var, yokuştan aşağıya vıyy vııyy vııyyy diyerek koşuyor :)

TR tatili için götüreceğim kendi kıyafetlerimi ve MK’nınkileri bir kenara ayırdım bu akşam. Çok çok az şey aldım ama üst üste koyunca gene de gözüme çok göründüler :) Az diyorum ama üzerime 1 kot giyeceğim. Çantaya 2 keten+1 kumaş pantolon koyacağım.1 kot+1 keten pantolon alsam daha süffer olacak :D Minimum yükle gitmek birinci hedefim :)

Biraz daha elesem mi diye düşünüyorum bak şimdi :) Yarın çantaya bir yerleştireyim, bir de o zaman bakarım :) Sırt çantası götürüyorum, eğer başarabilirsem az doldurup bagaja vermeden yanımıza almaya çalışacağım. Böylece bavul bekleme derdi olmaz.



Güüüüh :) Gül teyze bir tane :)

Bunlar vahşi (?) geyikler. Doğal ortamda yaşıyorlar, ehlileştirilmemişler.
Kendi yağları ile kavrulup gidiyorlar.









Read Full Post »

>Kolbastı

>http://www.youtube.com/get_player

Londralı gençler, kolbastı oynar ;)

Bugün misafirlikteydik oğlumla. 3 yaşıt arkadaş oynadılar, karşılıklı çığlık attılar, salonun bir ucundan diğer ucuna koşup koşup sonra da kendilerini yere atıp kaydılar :)) Birbirlerine bisküvi ve kuru üzüm ikram ettiler :) Kolbastı oynadılar :)

Bir ara biz büyükler lafa ve çaya dalmıştık, ufaklıkların sessizliği dikkatimizi çekti. Bir de baktık kedi gibi sessiz sessiz çamaşır sepetinin içine girmiş oturuyorlar :D Çok komiklerdi.

Aslında hafta sonunun resimleri var, picasaya yüklenmiş, buraya aktarılmayı bekliyorlar. Ancak bugünlerde o kadar çok yoruluyorum ki.. Gündüz MK’dan vakit kalmıyor, akşam yorgunluktan.

Read Full Post »

>Abridge ve Sergi

>

Çarşamba günü eşim öğleden sonra erken geldi. Hava da güzel olunca biraz yol yapalım dedik :)
Londra içinde ama dışındaymış gibi duran sosyetik bir köye gittik :)


Köyün gençleri futbol oynuyor :) Sosyetik köyün sosyetik futbol sahası :))





Bu fotoğrafları hatırlayan var mı? :)) Bir arkadaş haftalar önce yaptığı bir yorumda, artık sergi de açarsın demişti, sürpriz olsun diye bir şey söylememiştim :))

Benim kişisel sergim değil ama yine de bir sergi işte :D Bizim belediyenin açtığı bir yarışma ilanını görmüştüm ocak ayı içinde. Belediye sınırları içinde çekilmiş doğal yaşam fotoğraf yarışması. Yolladım elimdeki fotoğrafları. Kütüphanede bir sergi açtılar. Çok güzel fotoğraflar var, onları görünce iyi bir lens almam gerektiğini bir kere daha anladım. Ama ‘çok’ iyi bir lens neredeyse ikinci el bir araba fiyatında :/ Belki ‘idare eder bir lens’le başlasam daha iyi olur :)

Neyse. Halk oylamasıyla 1. 2. ve 3. seçilecek. Ödül olmasa da sergi bile güzel bir hatıra :)

Türkiye gezisi ile ilgili, iş yerinde izin formunu doldurmak dışında tek bir adım bile atmadım daha. Muhtemelen cumartesi toplanacağım.

Çok çok az eşya götüreceğim. Kendime 3 pantolon (birini üstüme giyip), 4-5 üst; oğlana 3-4 pantolon, 5-6 üst. Bir dağcı sırt çantası aldım. Elimde bir şey taşımak istemediğim için.

MK’nın arabasını götürmek istemiyorum ama götürmek zorundayım.

Havalar nasıl olacak bilemiyorum. Burada 0 *sıfır* derecede hırka ile dolaştığıma göre, orada da yeter sanırım hırka :) Eksiye düşüp kar yağarsa bilemem tabi :P

Read Full Post »

>Orange

>Bahar geldi buralara. Hava sıcaklığı 17 derecelere kadar ulaştı. Sanırım bugün İstanbul ve pek çok yer kar altında kaldı :) Ben de nisanda hava güzel olur umuduyla aldım bileti ama bakalım :)) Haftaya pazara kadar yeniden ısınır umarım :)

Street Art :)
Yol üzerine bırakılmışlardı. Ayakkabılar gayet iyi durumaydı.
Zengin ülkenin ‘eskisi’ de ancak bu kadar oluyor herhalde.

Bu ağacı ilk kez bu ülkede, yıllar önce şehrin başka bölgesinde oturuyorken eşim bu semtte işe başladığında tam da bu semtte görmüştüm.



Umut

Bir kaç yıl önce diktiğim, çok da güzel büyüyen otlarım, domatesim, salatalığım vardı. Fotoğraf dosyalarında aradım buldum. Büyümüş hallerini mayıs sonu gibi çekmişim. Sanırım mayıs başı gibi ekmişim onları. Yani şu anda bir türlü büyümeyen, cılız mahsülleri bir de nisan sonunda gelince yeniden ekmeli. Ekip gitsem, eşim ne kadar bakabilir emin değilim :) Domatesleri de o yüzden bekleteceğim. Nisan sonuna kadar vakitleri var. Dönüş 22 nisan kısmetse. Gelir gelmez ekerim. Olduğu kadar. Her ne kadar tohum paketlerinin üzerinde mart başından itibaren ekilebilir yazsa da sanırım buralar için mart hala erken.

Read Full Post »

>

Tepede tırnağa hazırlık :)

Küçük, büyük demedik; hep birlikte çalıştık :)


Toprak banyosu :)


Komşu bahçelerden birisinin sahibi güney Rum kesiminden bir komşi çıktı :) Sağolsun sarımsak getirmiş bize kendi bahçesinden. Tutar inşallah :)

Toprak Ağası,
Keyfinin Kahyası :)

Çalışın ülen ırgatlar :P

Ağzının kenarından bir solucan falan sarkacağını düşünmüştüm ama yok solucan yememiş. Henüz :P



Amerika’da, özellikle New York’ta oturan arkadaşlar, 1 haftalığına orada olan bir arkadaş için uygun-hesaplı alışveriş yapılacak yerlerin bilgilerini alabilir miyim? :) Teşekkürler!

Read Full Post »

>

Aslan Hayiryaaaniiiim :))
Su dizi basladi baslayali ilk kez Hayriyaanimi sevdim :) Yurru be Hayriyaaanim, kim tutar seni :))

Bi de su Ali Riza bey dellense de gorsek :)) Yalniz sessiz atin ciftesi pek olurmus, Ali Riza bey dellenirse taramaliyla dalabilir sahneye :D

Read Full Post »

Older Posts »