Feeds:
Posts
Comments

Archive for November, 2008

>Yarin kardesim geliyor heyooo :D

Bugun vizesini verdiler, yarin oglen 12 gibi burada olacak insallah:))

Madem kardesin geliyor ne diye kitap getirecek insan ariyorsun diye dusunebilirsiniz:)) Kibris’ta okudugu icin ordan geliyor:) Ocak sonunda da esimin kucuk kizkardesi basvuracak vizeye, belki ondan rica ederim kitaplari :))

Yayyy cok mutluyum :))) 2 hafta kardesimleyim :))

Advertisements

Read Full Post »

>Hayatimda yaptigim ve ev yapimi yedigim ilk browni. Bence cok guzel olmus :D

Bugun Yesim ve baska bir arkadasim daha kahvaltiya (oglen 11’de ancak oturabildik, bizimki brunch oldu :D) misafirimdi. Cok guzel bir gundu:)

2.5, 1.5 ve 0.5 yasindaki 3 kucuk insan uslu uslu oyandilar. 2.5 yasindaki aylar once oglumun gozune parmagini sokan, kolunu isiran, cimdiren, tirmalayan high need kiz :D Masallah buyudukce uslandi. Bugun sessiz sakin, uslu uslu oynadilar saatlerce. Ucunun de ayni anda uykusu geldi :D

Haftanin ev hanimligi bolumu sona erdi, i$ kadinligi bolumu yarin sabah basliyor :)))

Turkiye’den siparis etmek istedigim cok kitap var listemde ama posta ucreti kitap ucretlerine denk dusuyor:) Yani buraya postalanana kadar, aldigim kitaplar kadar bir grup daha kitap alirim. Turkiye’den gelecek birileri olsa da onlarin adresine postalatsam, ordan gelse vesaire vesaire..

**********************

Cok guldugum yeni bir huyu var oglumun. Bir seye izin vermedigimizde ya da istedigi bir sey olmadiginda, birden ortamdan kosarak uzaklasiyor. Ama oyle aglayip sizlayarak degil, sanki aklina unuttugu cok onemli bir sey gelmis de hemen onu halletmesi gerekirmis gibi kosa kosa baska odaya gidiyor, o gittigi yerde sesli bir sekilde agliyor :)) Küsüyor yani resmen :)) Ozellikle yanina gitmiyorum, biraz agliyor, 10-15 saniye belki, cok degil. Gel oglum diyorum, yine kosa kosa ama sakinlesmis olarak geri geliyor:)) O kadar sirin oluyor ki, pazar sabahi bunu yaptiginda esim ilk basta olayi anlamadi ama ben kahkahalarla guldum :)) Yakalayabilirsem videoya cekmeli.

Yesim’in kizina nasil davraniyor diye sormustu bir arkadas, masallah gayet guzel davraniyor:) Bir sey yerken aaa.. (al oluyor:)) diyerek ona da uzatiyor. Sev kardesi dedigimizde gidip sariliyor, yanagindan opuyor:)) Yalniz arabalarini vermekten hic hoslanmiyor. Onlari henuz paylasmiyor ama onun oyuncaklarina, yurutecine el koymakta bir sakinca gormuyor :D

Ben ve esim bol bol MR’yi kucagimiza alip seviyoruz, pek oyle kiskanclik belirtisi gostermedi, ilk basta bir kac kere yadirgamis ve kucaga gelmek istemisti ama simdi sallamiyor:P Bizimle ilgilenmek yerine arabalari ile oynamayi tercih ediyor :)) Bir de ilk baslarda bebegi algilamamisti sanirim:)) Hic ilgilenmiyordu. Bak Kaan bebek falan diyorduk ama gormezden geliyordu :D Sonra bakti geldi gitmiyor bu bebe, ilgi alaka gostermeye basladi :))

Yani simdilik iyi gidiyor iliskileri. Umarim guzel guzel, abi-kardes buyurler. Bu arada MR da surekli merakli merakli MK’yi inceliyor :))

Read Full Post »

>Haftasonu..

>Cumartesi:

http://www.youtube.com/get_player

Duz duvara tirmanmaya kalkistiginin tescilli belgesi:))
Cumartesi Yesim’deyken cektim.


Cumartesi gunu sizlana sizlana postu yazip bitirdim. Babasi uyanana kadar biraz daha oyalandim. Esim uyaninca 9.30’da yatip 10.30’a kadar uyudum.

Biraksalar daha uyuyacaktim ama esimin hadi kahvaltiya gidelim lafi acayip cezbetti:) Gezme olunca hastayim, ustayim dinlemiyorum hayret bisi:P

Gerci biraz nazlandim, esim de sen istersen yat ben Kaan’la giderim dedim. Nereden baksam 3 saat evde bir basima uyuyabilirdim ama diger yanda da ertesi gun havanin kapali olacagini biliyordum. Cumartesi ise acik ve gunesli, guzel bir gundu.. Gunu kacirmak istemedim:)

Gecerken Yesim’i ve bebisini de aldik, hep birlikte, esimin gecen haftasonu kesfettigi Turk mahallesindeki simithane’ye cayli-simitli-peynirli-zeytinli-gozlemeli kahvaltimizi yapmaya gittik.


Sonrasinda esim eve calismaya donecekti, biz de MK ile Yesim teyzeye yamanacaktik. Soguk ama gunesli hava bir kez daha aklimizi celdi, once buz pateni pistine ugradik. Ancak 10-12 seasindan sonra ancak 2-4 arasi acilacakmis, kapaliydi.


Buz pateninin parkinda gezerken tek kelime ile donnndukkk! Uzun zamandir bu kadar usumemistim. Dogal göl vardi parkin icerlerinde, iki adim attik ama o yon acik oldugu icin daha da ayazdi, buz kesmemek icin arabaya geri donduk:) Butun hafta, hafta sonu Arctic Cold-Kutup Sogugu olacak diye bosuna uyarmamislar:) Turkiye’yi Balkanlar’dan gelen soguk hava dalgasi vurur, burayi da Kutuplardan gelen soguk hava vuruyor :))

Eh illa bir gol gorecegimiz geldi, birine ugramadan gecmeyelim dedik :)

Bir bi bizim millet mi acaba manzara ile yemegi bagdastiran? Keske kahvaltiyi su manzaraya karsi yapabilseydik ya da yanimizda cay olsaydi diye hayiflandik. Su ulkede manzara bol, eh Londra’daki restaurantlar sayesinde Turkiye’deki agiz tadlarindan en azindan Londralilar olarak mahrum degiliz, ama ikisi bir araya gelmiyor maalesef. Buna da sukur tabii :) Yemegi yiyip uzerine manzarayi seyrediyoruz biz de :))


Pazar:

Pazar gunu harika bir kış gunuydu. Uzun zamandan sonra ilk kez ekmek yaptim. Nedense sicak havalarda canim hic istemiyordu. Buzzz gibi bir sabaha daha uyaninca ekmek makinasindan gelen guzel kokular hos oldu. Pazar gunu kar beklendigi hafta icinden beri hava durumu haberlerindeydi. 5-10 dakikalik kar yagisi agzimiza surulen bir parmak bal gibi oldu :)) Oglumun babaannesinin ordugu kardan adamli yelek de gunun konseptine yakisti :))
Pazartesi:

Pazartesi sabahi, kahvalti bekleyen yavrukuş :)

Oğlumun ilk resmi.

Solak mı yoksa sağ el kullanıcısı mı olduğunu anlamaya çalışıyoruz. Sanırım her ikisini de kullanabiliyor. Yemeği isteğine göre her iki eliyle de yiyor. Topa her iki ayağıyla da vuruyor. Resmi de her iki elini kullanarak yapıyor. Belki zamanla değişir ama şimdilik her iki elini ve ayağını kullanarak işini görüyor.

IKEA’dan aldığım zımbırtı toplamaya yarayan tahta kutular.

Zeytinyağı sabununu Yeşimcim bana hediye almış :)) Hatta bir de postaya verip bana sürpriz yapacakmış ama ona gittiğimde, hazır gelmişken elden hediye etti :))

Öğleden sonra bakkala gidip bir kaç şey alalım dedim. Normalde MK’yı arabasına koysam 5 dakikalık yol. Ama Meral teyzesinin IKEA’dan aldığı oyuncak-ittirgeci ile oyalanarak yürüsün, biraz yorulsun istedim. 20 dakikada ancak vardık bakkala :)))

Yolda yururken iki adimda bir durup, karsi kaldirimdakilere, arabayla gecenlere, yol kenarinda park etmis bekleyenlere tek tek el salladi :D

Ben bile çocuğu böyle giydirdiysem düşünün ne kadar soğuk hava :D
Giymediğim için kaldırdığım kazaklarımı geri mi çıkarsam acaba? :D

Fondaki çizgi film evin çocuğu için değil, babası için :))) Eşimin işten gelince ilk yaptığı şey tv’yi, çizgi film kanallarını açmak oluyor :)))) Arada MK’nın da dikkatini çekmeye çalışıyor tv’ye ama.. Oğlan meşgul, koltuk altına tek tek ittirilip,(eliyle de işsaret edip) “ditttii!” denilecek bir tomar araba var :D

Bu akşam bana eşlik eden mumlar..

Ev operasyonu yavaş ama emin adımlarla ilerliyor. Geçtiğimiz hafta ortasından beri nezle olduğum için yavaşladı ama bitince çok güzel olacak inşallah :))

Read Full Post »

>Update: Hahaha! Benim oglanin ikizini buldum:))

cosleeping toddler wakeful, sleepless mama is desperate

****************************

MK, dun aksam 6 gibi, benim isten donusumu beklerken arabada yarim saat kestirmis. O yarim saat ona saatler gibi tabii :) Gece 10’da zor uyudu.

11 gibi uyandi. Kacta uyudu bilemiyorum cunku hem hasta, hem yorgun oldugum icin kafami kaldiramadim. Babasi ilgilendi.

Gece 2’de yine uyandi. Muzlu sutunu icti. Karnini tok tutar, daha uzun! uyur belki diye icine muz rendeliyorum, genelde pirinc unundan yaptigim muhallebileri yediriyorum ama bana misin demiyor.

3 gibi uyudu.

5’te uyandi. Biraz emdi, uyudu.

6.55’te uyandi.

10-7 arasi 9 saat. Gece 2-3 arasini cikarirsak 8 saat gece uykusu yapti. Simdi oglen 11’deki ogle uykusu saatini iple cekiyorum. Onunla yatip 1, sansliysam 2 saat uyuyp dinlenebilmek icin. Hastayim, yorgunum, uykum var.

Imza: Sleepless in London

Read Full Post »

>

Peter
(Baby P.)
2005-2007

Annesinin erkek arkadaşının ellerinde öldüğünde 17 aylıktı. 17 aylık ömründe 68 kere doktorlar, Harringey sosyal servis çalışanları tarafından kontrolden, gözetimden geçti. Ancak kimse onu zalim annesinin, kendisine sürekli işkence eden sadist üvey baba bozuntusunun elinden kurtarmadı. O yalnızca zalimlerin değil, ihmalkar memurların kurbanı.

Kısacık ömrünü aç, susuz, pislik içinde, sürekli fiziksel işkenceye maruz kalarak, sevgisiz geçirdi.

Öldüğünde 6 kaburga kırığı dahil vücudunda onlarca kırık, yara, bere vardı. Ölümünden hemen önce katili yüzüne öyle bir yumruk atmıştı ki, bir dişini midesinde buldular.

Aylarca evinde işkenceye uğradı. Annesi umursamadı, seyirci kaldı. Sözde belediyenin çocuk servisinin gözetimi altındaydı, kontrole gelenler hiç bir şey yapmadı. Yeterince tehlike içinde yaşadığına, yeterince işkenceye maruz kaldığına ikna olmadılar.

Ölümünün üzerinden 1 yıldan fazla zaman geçtikten sonra olay basına yansıdı. Bizler bu haberi geçen hafta aldık. Geçen haftadan beri ağlıyorum. Bu satırları yazarken de ağlıyorum.

Gyme gidiş dönüş yolunda uzun uzun dua edip, zalimlerin elinde işkenceye uğramış ve can vermiş bu minicik, masum bebeği düşünüp ağlıyorum. İşe gidip gelirken metroda ağlıyorum. Akşam uyumadan önce, gece uyananan oğlumu sallarken…

İnternette yayınlanmış kanlar içindeki minicik t-shirtlerine bakıp bakıp ağlıyorum.

Oğluma her baktığımda aklıma Baby P. geliyor.

İnternette onunla ilgili haberleri aramamak için kendimi tutmaya çalışıyorum ama interneti açar açmaz onun adını aratıyorum. Her gün onunla ilgili yeni bilgiler yayınlanıyor. İnsanın kalbini paramparça eden yeni acı bilgiler. Onları okuyup ağlıyorum.

Ben seni hiç tanımadım, muhtemelen hiç görmedim baby P. Ama bil ki ateşin düştüğü yer en çok seni hiç tanımamış bizlerin yüreği oldu.

Tek tesellim, ölümün hayat denen yolun sonu değil, sonsuzluğun kapısı olduğuna dair inancım. Senin sonsuza kadar huzur içinde, sonsuz mutluluk içinde olacağına dair inancım.

Şimdi melekler senin oyun arkadaşın… Belki de dünyadaki hiç bir bebeğin-çocuğun tatmadığı mutlulukları yaşıyorsun şu an. Sonsuza kadar hep o mutluluk içinde kal.

Hoşçakal cennet kuşu, hoşçakal.

Orada görüşüp, seni kucaklamak, sarı saçlarını okşamak dileğiyle..

Hoşçakal…

Read Full Post »

>

Bu fotoğraf bugünlerde neden yazamadığımın cevabı :)

MK’nın 1 yaşına kadar kullandığı yıkanabilir bezlerini kutuya, kutuyu da minicik ardiyemize kaldırdım.

Nereden geldiğini bilmediğim bir şevkle kullanmadıklarımı vermeye, verilmeyecek durumdakileri atmaya, ileride kullanılabilecekleri ya da hatırası olanları kutulayıp kaldırmaya, minicik ardiyeyi düzenleyip daha fazla yer açmaya ve hatta eşyaların yerlerini değiştirmeye başladım. Aslında her şey mutfağın duvarına IKEA’dan bir raf alma fikri ile başladı :) Sonrası hızlı gelişti :))

Ah bir de bazasını doldurabileceğim, pratik zeka harikası çek-yatlarım olsaydı :))) IKEA bile daha şu çek-yatlar kadar harika bir ürün üretmedi :)

Gelelim, bunalımdan dolayı ekleyemedeğim fotoğraflara :

Çok pis bakan Braveheart!

Annemle babam bu fotoğrafı gördüklerinde arayıp, etek giydirme şu çocuğa diyecekler :)

Kendince ayakkabılığı düzenliyor :)

I Want You!

Şöyle bir amcamız olamadı bee :)))

Ohhh ne ala memleket :)
Bulmuş kapı gibi sırtını yaslayacağı amcayı, bir de saat aldırtacak kendine :P

Bugünlerde havalar …

Boyundan büyük işlere kalkışanlar..

Ben de kalıbına bakıp bir şey sanmıştım. X Hot’um diye dolaşıyor ortalıkta.

Kendisi tırmandı yemek sandalyesine. Yalnız tırmandıktan sonra dönemedi, o kadarcık yardım ettik artık :))

Asilzade mübarek!

Burda karizmayı çizdirmiş biraz :))

Bu fotoğraf anneanne için geliyor :)

Baba-oğul berber ziyareti sonrası.

Salı günleri, 11-11.45 arası müsait değiliz. Jo Jingles’la şarkı söyleyip el çırpıyoruz :))

JO&MK

Read Full Post »

>http://www.youtube.com/get_player

Gectigimiz aylarda MK karsimiza geciyor, gulerek, videodaki gibi tepiniyordu :) Ne oldugunu, nerden ogrendigini tam kavrayamamistik.

Bir kac hafta once cuma aksami bakicisindan alirken MK’yi, Karadenizli olan abla, “bizim oralarin bir oyunu var hop-tek diye, kizlar oynuyor, Kaan da ablalariyla oynuyor, cok seviyor” dedi. Nedense aklima oyun deyince, boyle tas toplama vs gibi cocuk oyunu tarzi bir sey geldi. Horon olabilecegini hic dusunmedim:))

Ertesi gun arkadaslarla bulustuk. Turkiye’de uzun bir yaz tatili geciren arkadasimiz Tr’de herkesin hop tek oynadigindan bahsedip internetten videolarini falan bulup cikarinca uzun zamandir MK’nin karsimizda horon teptigini anlayabildim :D

“Aysel teyzende nasil oynuyorsun oglum?” deyince hemen bu sekilde tepinmeye basliyor :)))

Ayaginda da “kilt”i var :)

Bir onceki postu yayinladiktan sonra, disleri icin bitkisel bazi tabletler ismarladim. Halihazirda Isil’in onerdigi camomile icerikli teetha’yi kullaniyorum ama sanirim bunlar biraz daha farkli. Umarim ise yararlar.

Az once emzirirken azilarindan birinin patladigini gordum heyoooo :))))))))))

Read Full Post »

Older Posts »