Feeds:
Posts
Comments

Archive for July, 2008

>Arkadas Araniyor!

>Sevgili pamuk anne; iyiymis bu is:P heheh :))

Sevgili guldem, evet sanirim bir tek biz ikimiz kaldik:P Benim sinirlerim yerlerinden ziplayali cooook oluyor arkadasim : { Yeni dogmus 10 bebeye bakarim, bu kadar zorlamaz diye iddialiyim:) Cikmak bilmeyen dislerle cok zor i$ler.. Sanki hic duzelmeyecekmis, hep boyle devam edecekmis gibi geliyor ama sacma tabi. Bir kac yil sonra tum bugunleri unutup 2.yi yapmaya kalkariz:P

Sevgili Irem’in annesi, amin diyorum:)

Aycacim, insan oyle zor durumda kaliyor ki, surubu siseyle veresi geliyor :))

Sabahnurcum, bak ben hic isirdi misirdi gibi oyun oynamamistim:p Ben de bir deneyeyim:))

Aysecim $ulecim
, ee yaninda ben de gelsem daha sufer olur di mi? :P

Sevgili Ayse, ama kiz coook sekeer:)) Tesekkur ederim, amin derim :))

Ozlemcim, ben ise gittigim zaman dinleniyorum:) Dun aksam 5.5 saatlik uykuyla gittim ise. Yine de buna sukur:)

********************

Esim dun aksam Argos’tan bir set aldi. Tenis, badminton ve voleybol seti. Ustelik raketleri+toplari+direkleri+filesi ile birlikte. Hepsi £9.99 !

Tabi daha seti gormeden neye benzeyebilecegini tahmin ettim :)

Bu aksam parka gittik is cikisi. Kutunun uzerinde 3 yas ve uzerisi icin yaziyor:)) Esim, e biz de 3 yasin uzerindeyiz iste diyor:P

Voleybol topu dedikleri sey MK’nin eline tam sigiyor:) Yumrugum kadar bir sey yani:)

Velhasil cocuklar icin bir setmis. Yine de badminton seti tamamdir;)) Epey oynadik. Cok eglenceli oldu.

Bugunlerde sık sık, yakinimda oturan ortak ilgi alanlarini/zevkleri paylasacagim bir arkadasa olan ihtiyacimi dusunuyorum. Badminton yarami desti bu anlamda :)

Cevremde komsu ve arkadaslar var. Turklerden de, diger milletlerden de. Ancak neredeyse tamami oturakli, agir anne modeli :)) Onlarla birlikte vakit gecirmekten hoslaniyorum ama bana ruhu daha genc birisi lazim:))

Ruhu da, kendileri de genc dostlarim maalesef mesafe olarak bana uzaklar :(

Birlikte spor yapabilecegim, cocuklari alip muzelere gidebilecegimiz, (cocugu olmasi onun acisindan iyi olur:P Yoksa bana fark etmez) ortak ilgi alanlarimiz olan ve aklimiza estiginde bir araya gelebilecegimiz yakinlikta oturan ve ruhu genc:P bir arkadasa ihtiyacim var:)

Blog arkadaslarim, neredeyse hepiniz ideal adaysiniz ama malum, birbirimize fiziksel olarak cok uzagiz. Gonuller bir olsun :)

Boyle iste. Gozlerim bugunlerde cevremde hep ideal komsu arkadasi ariyor :)

I’m so young and beatiful diyerek sozlerimi tamamliyorum :P

Advertisements

Read Full Post »

>

Kendisine verilen gorevi ciddiyetle dinliyor :)

Dun gece yine bir gece krizi sirasinda gece ezirmeleri konusunda yazmayi dusunmustum. Isil da sorunca tam ustune denk geldi.

Uyanmalari biraz azaldi, eskiye oranla. Ama kesilmedi maalesef. Hala aglayarak uyaniyor. Bazen saat basi, bazen 2 saat boyunca sık sık, sonra 2-3 saat kesintisiz uyuyor vs. Dun aksam once 3 saat kadar kesintisiz uyuyup beni sasirtti ancak sonrasinda arka arkaya bir kac uyanmadan sonra geceyi yerde, koltukta falan tamamladik.

Gece uyusa gunduz durmaksizin kosturmasina dayanabilecegim. Gunduz dursa, gece uyanmalarina. Ikisi bir arada olunca, ne gece uyur; ne gunduz durur.. Cok zor oluyor.

Neyse yarin ise gidiyorum, biraz dinlenirim :P

*******************

Sabahtan aksama Asyyyaaaa! Asyyaaaa! diye bagiriyor:) Sitede, tam karsi blokta, 8-9 yaslarinda, Asya adinda, cok zeki-akilli, cok populer ve cok tatli Pakistanli bir kiz var. Tum site adini ezberlemistir sanirim:) Oglum da balkon kapisinin onune dikilip Asyyaaa diye bagiriyor:)) Gece vakti evin icinde Asyyaaa diye diye dolasiyor:) Asik mi oldu nedir? :))

*******************

Sol tarafindaki kopek disi yine kacti sanmistim ama artik iyice kendini belli etmis:) Digeri de geliyor gibi gorunuyor, kacmazsa tabi:P Bir de arkalardan bir yerlerden bir azisi iyice belli etmis kendisini. Simdilik gorebildiklerim bunlar. Bir tek gulerken ve aglarken agzinin icini kontrol edebiliyorum:)

*******************

Read Full Post »

>Sabah gözümü açtım, bir çift sandalet burnumun dibinde! MK sandaletlerini getirmiş, suratıma doğru sallaya sallaya, kendi dilinde, dışarı çıkar beni diye söyleniyor :)

Canı dışarı çıkmak isteyince ayakkabılarını, kot ceketimi getiriyor, ah-ah (al-al) diyerek :) Canı gün boyu dışarı çıkmak istiyor :)

Geçen gün oyuncaklarından birisini attı balkondan. Kaç gündür unutuyorum almayı. Bu akşam üzeri onu ararken çalıların arasında, babasının haftalardır kayıp olan ve MK’nın çöpe attığını düşündüğümüz mouse’ını buldum! Meğer onu da aşağı sallamış. Üzerine yağmur yediği için çalışmıyordu.

2 tane de mandal buldum ayrıca :) Ama oyuncağı yok.

********************

Şu anda salonun ortasında kocaman, açılmamış bir bulaşık makinası duruyor! Makina, sığması gereken yere sığmadı. 2 cm’le kaybettik :P Daha doğrusu sığıyor sığmasına da, kapağı açılmayacak. Neyse, daha ince bir modelle değiştirmeye çalışacağız.

Read Full Post »

>

  • Bir kısmı patlamış bir kısmı kabarmış ama henüz patlamamış dişler gecelerimizi yorgun ve uykusuz kılıyor.
  • Dikiş makinamda ikinci üretimimi yaptım ve 2. yastığımı diktim. Eski bir çarşaf ve eski bir yastığın içini kullanarak küçük bir yastık ‘daha’ yaptım.
  • Buralar yanıyor. 30 dereceyi görmedik henüz :) ama nem sebebiyle hissedilen sıcaklık ve yapış yapışlık had safhada. Bir de bir kaç senedir yaz yaşanmıyordu burada, biz iyice soğuğa alışmışız o yüzden. MK da etkileniyor doğal olarak. Yemek yemek istemiyor, bol bol su içiyor ve sanki az uyanıyormuş gibi:P sık sık uyanıyor.
  • Cuma günü işe gidecek halim olmadığı için, MK’yı babasıyla bakıcısına yollayıp evden çalıştım. Hep böyle olsa, yani günde git gel 3 saat yol çekmesem ve evden çalışsam ne güzel olurdu:)) Ama bardağa dolu tarafından bakarsak, kitap okuyabildiğim tek zaman da perşembe+cuma yaptığım toplamda 6 saatlik yolculuk.
  • Geçen pazardan bu yana, tam bir haftadır hastayım. Tam dinlenemediğim için bir türlü iyileşemiyorum. Ayaktayım ama bir fırsatını bulsam 2-3 gün yataktan hiç çıkmadan yatarım. Çok yorgunum ben günlük :)
  • Gelelim Foto-Romanımıza :))

Bu test kartını hayatım boyunca bir daha görebileceğimi sanmıyordum :) Yok yok TRT ekranı değil, sene: 2008, kanal: BBC, TV bağlantı firması: SKY :)) Ve çocukluğumun görüntüsü :) Teknik bir görüntü insanın nasıl da tüm çocukluğunu gözleri önüne serer.. Ne garip..

Oğlumun da arabası var artık :) Almamak için çok direndim ama artık konu-komşu evinden getirip kendi çocuklarının oyuncaklarını vermeye başlayınca, ‘eh alayım bari’ dedim :)) Her gördüğünü, her istediğini elde edebileceğini sanmasını istemiyorum.

Dondurma arabası gelince O da sıraya giriyor artık :)

Montessori aktivitelerini gözümle takip ediyorum bugünlerde :) Sokakta oynamaktan vaktimiz olmuyor napayım :)) Ama Çin ürünleri satan bir standda, bu minik müzik aletine rastlayınca aldım hemen. Çünkü bu da bana çocukluğumu hatırlatan nesnelerden birisi. Benim de vardı böyle minik bir davulcuğum. Döndürünce, ipin ucundaki minik topların derisine çarpıp tap tap diye sesler çıkaran..

Müzik aktivitemiz bununla sınırlı kalmayacak sanırım. Güzel bir müzik grubu buldum. Yani müzik, minik kuklalar, şarkılarla anne-çocuk grubu hizmeti veren bir aktivite topluluğu. Info paketini bekliyorum.

Akşam araba fuarına gittik. Bu sene fuara damgasını elektrikli arabalar vurmuş bence. Yukardaki araba onlardan birisi. Genelde küçük arabalar. Daha çok gençlere, bekarlara-yeni evlilere, bir de çocuklarını okula getirip götürecek, alışverişini yapacak, arkadaşlarına gidip gelecek annelere hitap ediyor. Şimdilik tabi. 5-10 yıla bu konuda önemli aşamalar kat edeceklerine eminim.

100 mili yani 160.9344 kilometreyi sadece ve sadece £1 (yani 2.5 milyon falan?) elektrikle gidiyor. Ama fazla hız yapamıyor tabi :) Saatte en fazla 50 mile.

Bu kadar küçük arabalar için biraz fazla fiyatları (£10.000 civarı) ancak benzin parasından yapılacak kar düşünülürse çok ama çok ucuza geldiği kesin.

MK’nın araba koltuğunu sığdırabileceğim bir modelini bulursam (kimisi bu fotoğraftaki kadar küçük değil tabi:)) almayı düşünebilirim. Zaten burada hız sınırı da saatte 40 mile, 50’yi geçemem yani :))

Fuar alanını keşfe çıkmış MK :)

Bu da elektrikli ama spor model bir araba :) O kadar minik ki, ‘MK’nın arabası’ diye isim taktık :)

Pazar günü, mangal keyfi. Elinde çomakla köy çocukları gibi dolaşan MK :)

Meral ve iş arkadaşı Burcu’nun açtıkları, evofisi isimli bir blogları var. İngiltere’de yaşayan, İngilizce bilmeyen ama ev almaya çalışan Türk vatandaşlarımızla yaşadıkları diyalogları yazmak için açtılar. Uzun zaman önce :) Ancak bugüne kadar yazmaya fırsatları olmadı. Geçen gün Meral aşağıdaki diyalogları göndermiş bana. O bana sıcağı sıcağına yazsın ben de hem evofisi bloğunda hem burada yayınlayayım diye anlaştık :) İnanılmaz komik hikayeler, ilginç insanlar var :)

Yurdum asilli Ingiltere insanlarindan akillara ziyan diyaloglar:

1)Musteri: Ya bu ev alma isi hic karli diil.
Burcu: Niye?
Musteri: Cunku sattiktan sonra hala mortgage odemeye devam ediyon.
Burcu: Hikk!!!*!*!

2) Meral: Müşteri Bey bankaniz hangisi?
Müşteri Bey: Halifax. Meral hanim simdi biz bu mortgage baska bankadan aliyoruz ya
Meral: eeee?
Müşteri Bey: Halifax sonra sorun cikarmasin bana.
Meral: Hik !!!!!***

3) Müşteri Bey: Meral Hanim avukat dedi ki ona £19,000 luk bir cek vermem gerekiyormus.Ama benim cek defterim yok.
Meral: Sorun diil Müşteri Bey.Hesabinizdan transfer yaparsiniz ya da banker’s draft alirsiniz.
Müşteri Bey: hmhm ama ben nasil yapicam ki onu? Hem O. Bey bana herseyle sizin ilgileneceginizi soyledi.
Meral: ?!*? Iyi ama bizim de yapabileceklerimizin sinirlari var Müşteri Bey.Biz nasil sizin hesabinizdan sizin icin odeme cikaralim.Hayir yapariz ama izin vermezler.. (muhavuhahaha)

4) Musteri su anda Turkiye’de tatilde olan arkadasi icin mortgage ile ilgili bilgiler sormaktadir.

Meral:
X Bey, ben kendisine mortgage alip alamayacagimizi belirlemek icin bazi bilgiler almam gerekiyor arkadasinizdan. isterse bu bir mortgage search formu emailliyeyim kendisine.Doldurup yollasin.

X Bey: Tamam oyle yapalim o zaman.
Meral:Email adresini alabilir miyim lutfen?
X Bey: Turkiye’deki mi burdaki mi?
Meral: ?-*!?*! hik. Yok yani email adresi
X Bey:Tamam da Turkiye’deki mi burdaki mi?
Meral: X Bey onlar zaten bi tanedir.Heryerde ayri almaniza gerek yok.
X Bey: Haaaa.Tamam ben bir sorup geri ariyim seni o zaman…

Read Full Post »

>
Sonunda buraya da güneş ve sıcak uğradı :) 25-26 dereceleri gördük :))))
Taze nane yaprakları eklenmiş buzzz gibi bir limonata sıcak havalar için ideal :)

Yapımı en basitinden:
5-6 limon sıkılır.
Bir tavada 1 bardak şeker yarım bardak suda eritilir.
Limon suyuna eklenir.
Üzerine biraz daha su eklenir.
Sonra bolca buz.
Ve biraz da nane yaprağı.
Dolaba konur.
Alışverişten dönünde soğuk soğuk içilir :)

Bugün oğluma, tutup yürüteceği küçük bir araba aldım. Uzun zamandır bahçedeki diğer çocukların yürüteçlerini, bisikletlerini falan kullanıyordu.

Tabi daha dükkanda diğer ürünlere ulaşmak için çırpındığından dükkandan çıkar çıkmaz, dükkanın önünde kutusundan çıkarıp parçaları birleştirdim. Bulunduğumuz yer trafiğe kapalı, güvenli bir yerdi. MK, ayakkabılarını çıkarıp attığı için çıplak ayaktı. Arabasından iner inmez, tekerlekli plastik oyuncağıyla deli gibi, çıplak ayak koşturmaya başladı :))

Yalnız ilk kez, biraz daha büyüyüp arabada oturmak istemediğinde ne yapacağımı kara kara düşündüm. Çünkü daha önce hep park, bahçe gibi yerlerde, kaçabileceği bir yerin olmadığı, kalabalığın olmadığı, gözümün önünde olan yerlerde yürüyüp koşturdu. O kalabalıkta, hızla koşan bir bücürün insanın ağzını yüreğine getirebileceğini bizzat yaşadım.

Şu, çocukların göğsünden ve sırtından bağlanan ve bir ucu anne-babanın elinde olan tasmalardan mı almalı napmalı:P

Yeni bir araba koltuğu bakmaya başladım. Bilgisayar başına oturup uzun uzun araştırma yapmamı gerektirecek bir iş. Ürün karşılaştır, sonra mağazaları karşılaştır vs. vs. Bir de istediğin yerden gidip alamıyorsun, asla stokta bulunmuyor aradığın şey. Eve teslim edilmesini bekleyeceğim.

Youtube yine mi yasaklı Tr’de? Bir şeyler yazacaktım ama şimdi benim yüzümden tüm blogger’ı yasaklarlar diye yaz-a-mıyorum :P

İlk fırsatta tv’de çıktığında videoya çekip bloggerın video ekleme özelliğiyle eklemeye çalışacağım.

Eren Derin’in annesi Meltem, MK’yı David Beckham’a benzetmiş :) Ben de özellikle eşofmanlı fotolarında aynı şeyi düşünmüştüm, yazmayı unutmuşum :) Teşekkürler hatırlattığın için :)))

Read Full Post »

>

İpek teyzesinin hediyeleriyle :))
Tarak dahil değil tabi :P Kıyafeti ve yastığı ;)

He gives a ride around ;))

A bit messy :)

Parkta bir cumartesi:


Buralarda havalar bugünlerde böyle işte.

Yeşim teyzesinin gözünden. Onun yaptığı ekmeği yerken :)

Yes, He’s a ‘keltoş’ again :))


Bugün neredeyse tüm günü dışarda geçirdik. Önce sabah, çok alakasız bir saatte uyuma isteği gösterince topladım tası tarağı, öğle uykusu öncesi yemeğini, bahçeye indim. 1.5 saat oynadı, oynarken uykuyu falan unuttu tabi :)

Dönüşte 2.5 saate yakın, arada 1 kere uyanmak suretiyle uyudu. O yorgunlukla sızdı kaldı da diyebiliriz tabi :) Uyanınca bir şeyler atıştırıp yeniden attık kendimizi sokağa :) Önce biraz merkezde alışveriş, sonra da yorgunluktan bayılana kadar oyun oyun oyun :)))

Bunlar da öğleden sonra fotoları :)

Olimpiyatlara hazırlanıyor da:) Gülle atma dalında :P

MK ve Saz arkadaşları :))

Çok biliyormuş gibi bir de sıraya geçmiş :) Büyükler oynarken kendince o da oyuna dahil oldu :) Böyle durumlarda uzaktan izlemek öyle zevkli ki.

eh.. Ona da bir şans tanıdılar :)


Bu da Wimbledon’a hazırlık için :)

O kadar çok oynayıp-koşturup yoruldu ki, arada sürekli bana mamma-mamma diye koşturdu :) Çocuğunuzun iştahsız olduğunu düşünüyorsanız bir de açık havaya salın gitsin :))

A Love Story :)

Niye küstü ki bu şimdi?

Neyse, kaçan kovalanırmış :))

Persil’in şu reklamını izlemenizi tavsiye ederim. Sesini duyamayacak olanlar varsa yine de izlesinler, ses değil, görüntü önemli bu reklamda :))

Ben çok sevdim :))

Saat 3.5 olup da çocuklar okuldan dönünce, sitenin bahçesi çocuk bahçesine dönüyor. En çok o zaman seviyorum bu bahçeyi ben. Çeşitli milletlerden, rengarenk, farklı dillerden ve dinlerden, küçük büyük bir sürü çocuk dökülüyor bahçeye.

Küçüklerin anneleri peşlerinde:) Büyükler daha özgür :)

Düşüyorlar, kalkıyorlar, bazen itişip kakışıyor, bazen paylaşıyorlar. Ama sonuçta daima eğleniyorlar :)

Toddler and Mother denilen oyun grupları var. Henüz hiç birine katılmadık MK ile. Bu bahçe bizim için ‘çocuk ve anne grubu’ görevi görüyor :) Ancak kış gelip havalar soğuduğunda, çocuklar içeri hapsolmak zorunda kaldığında.. O zaman bir kaç grup bulacağız oğlumla :))

Read Full Post »

>
Pazar günü kabilecek okyanus kıyısı yaptık.
Biz kıyıya daha yakın olduğumuzdan erken vardık :P
Kabilenin geri kalanını beklerken kuş kovaladık :P

The Illusion..

Sevda kuşun kanadında,
Ürkütürsen tutamazsın..
(Cem Karaca)

Babalar ve Evlatlar :)

Şansımıza okyanus çekilmiş ve hatta çekilmeye devam etmekteydi. İlk kez okyanusu bu kadar çekmiş gördüm, sevindim :)

Kendimizi kumsala attık ama tabii buralar TR gibi değil :) Güneş yüzünü bir saklıyor, bir gösteriyor. Hava esiyor..

Tam bir dondurma canavarı oldu çıktı başımıza :)

Okyanustan arta kalanlar üzerinde..

Patinaj yaparken :) Düşmek üzereyken yakaladı eşim.




İlk kez çekilmiş okyanusa girdim :)) Benden başka meraklısı yoktu o gün :)
Fazla zamanımız olmadığı için çok yürüyemedim, en ucuna kadar gitmiş insanlar vardı. Bir gün denemek istiyorum. En ucuna kadar gitmek istiyorum.

Sporcu yetiştirelim biz bu oğlanı, yetenek var galiba, ne dersiniz? :)

Dondurma faslı bitti mi? Bitmedi :)

Bunları da, evli evine, köylü köyüne gitmek için ayrıldığında, arabayı park ettiğimiz alışveriş merkezinden aldım. İndirime girmişler. Kırmızı&Siyah Japon ceketim ve gerçek kimono olmasa da mavi-beyaz yalancı bir kimonom:P var, bu perşembe onlarla kullanırım diye düşünüyorum :))

  • Bugün Yeşimle birlikte bir arkadaşımızdaydık. Ortamda, 2 aylık, 4 aylık ve 7 aylık olmak üzere 3 bebek ve 14 aylık bir çocuk-bebek vardı. Şenlik görülmeye değerdi :))

  • 7 aylık bebek, diğerlerinden olduğu gibi, 14 aylık olan oğlumdan da hem enine hem boyuna daha genişti :))

Read Full Post »

Older Posts »