Feeds:
Posts
Comments

Archive for December, 2007

>Dün (cumartesi) ve bugün (pazar) Londra’nın merkezine gittik. Birer turist olarak kalabalığın arasına karıştık.

Cumartesi:

Parlamento Binası


Thames Nehri kıyısından manzaralar…

London Eye

Pazar:
Bugün -yine- kameranın hafıza kartını bilgisayarda unutmuşuz. Geçen sefer benim unutkanlığımdı, bu sefer eşimin :) Fotoğraflar cep telefonları ile, olduğu kadar…

Tower Bridge, MK, Babaannesi

Londra Belediye Binası

Tower Bridge

Tower of London’dan bir kesit.


Bu aralar vaktim olmadığı için blog foto bloga dönüştü ama bir süre böyle idare edeceğiz :)

MK bugün biraz mandalina ile çok az yoğurt yedi. Yedi bile sayılmaz aslında, parmak ucu ile tadına baktı. Daha önce iyi kötü yerdi, hastalıktan sonra birden bire bıraktı yemeyi. Hep dişi diye ümit ediyorum, dişi çıkınca iştahı yerine gelir umarım. Biz koskocaman insanlar bile dişimiz azıcık sızlasa yemeden içmeden kesildiğimiz için MK’yı zorlamıyorum. Zorlasam ne olacak, ağzına şırınga ile sıkmadıkça yemesine imkan yok, kaşığı uzattıkça kafasını çeviriyor çünkü. Umarım bu dönemi çabuk atlatırız.

Advertisements

Read Full Post »

>Dedesinin çektiği bu fotoğrafa bakıp aldanmayın :) Bugün bir kaç yudum mandalina suyundan başka bir şey koymadı ağzına yiyecek olarak. Anne sütü hariç tabi.

Yine bugün, yazın annemlerle de gittiğimiz, 0 -sıfır- meridyeninin geçtiği Greenwich’e gittik.

Parkın içindeki kafede MK ilk kez mama sandalyesine oturdu :) Eve hala bir sandalye almadık ama alsak iyi olacak sanırım :)

Greenwich’ten sonra gittiğimiz alışveriş merkezindeki mini lunaparaktaki oyuncaklara hayran kalan MK :))

Read Full Post »

>

Halasından harçlığı kapan MK…

Yatırım planları yapmaya başlar…

Bugün sabah, arpa+kuru kayısı+tahin+pekmez karışımı olan kahvaltısından biraz yedi, bir daha gün boyu bir şey istemedi. Yoğurt ve mandalinaya hayır demezdi, onları bile istemedi. Yine dişlerinden olduğunu düşünüyorum. Bugün bir ara “gördüm! gördüm!” diye çığlıklar attım, hatta eşimi arayıp müjdeyi verdim ama maalesef bir daha bakınca göremedim :) Belki de bir an görünüp geri kaçmıştır minik diş :)

Read Full Post »

>

MK, halasının getirdiği oyuncağını incelerken.

MK halasını incelerken :)

MK dün gece canımıza okudu! Son günlerde akşamları onu uyutmak zor oluyor. Bir de gecenin bir yarısı uyanıp, uykusu olduğu halde uyuyamayıp, uyuyamadığı için ağlayıp, üstüne uykusu açılıp, ondan sonra da oturup oyun oynama huyu geliştirdi :)

Dün gece yarısı uyandı, ben, babası ve babaannesi saatlerce uğraşıp uyutmaya çalıştık ama namümkün :)

Ben uyurken gün aydınlanıyordu ki bu aralar burada güneş 8’de doğduğu için 7 civarı gün aydınlanıyor. O saate kadar ayaktaydık.

Bu aralar developmental milestone/gelişim atağı yaşıyor sanırım. Dizleri üzerinde emeklemeye başladı çünkü maşallah. Bir de üzerine kabaran ama bir türlü patlamayan dişler tuz biber oluyor.

İyi ki misafirlerimiz bizimle, çok yardımları oluyor sağolsunlar. Umarım onlar gitmeden şu dişleri çıkar :)

Read Full Post »

>Hepinize tek tek teşekkürler arkadaşlar.

Mehmed Kaancık dün akşamdan beri çok iyi çok şükür. Acilde verilen ilaçtan sonra bir daha şurup verme gereği duymadık. Bugün normale dönmüştü.

Halası ABD’den geldi bugün. MK’nın keyfine diyecek yok :) Bizimle birlikte oturmaya o kadar meraklı ki bu akşam 3 kere ben+1 kere babası uyutmayı denediği halde uyumadı :) En sonunda 21.30 civarı uyutabildim.

Read Full Post »

>

Dün aşağıdaki postu yazdım, henüz tamamlamamıştım, bir kaç foto daha ekleyecektim ki MK’nın ağlama sesi geldi içerden. Bilgisayarı kapatıp yanına gittim. O andan, öğlen 15.30’a kadar ateşi düşmedi. Calpol verdik, elini-yüzünü soğuk su ile sildik ama ateşi bir miktar düşse de yeniden yükseliyordu. Sabah 4-7 arası, MK ayağımda yatarken, oturur vaziyette uyumaya çalıştım. Çünkü ayağımdan indirdiğim anda ağlamaya başlıyordu.

Gün içinde o biraz kestirdikçe ben de uyumaya çalıştım. Uyandığı zamanlarda ise durmaksızın ağlıyordu. En sonunda acile götürdük. Burda da eğer bilincinizi kaybetmediyseniz acilde bile sıra bekliyorsunuz. 15.30’da gittik, 18.00’da acilden çıktık :)

İlk gittiğimizde ateşi 39 olduğu için ibuprofen verdi hemşire hemen. Kısa sürede düştü çok şükür ateşi.

Boğaz enfeksiyonu dedi doktor. Bu aralar her yerde salgın maalesef. Tahmin ettiğim gibi Calpol’a devam, ateşi bir kaç güne düşmezse ya da kusmaya başlarsa vs. geri getirin dedi. Bir de Nurofen verebileceğimizi söyledi.

Babası ve dedesi bizi eve bırakınca eczaneden nurofen, bir de kabızlığı için fitil aldılar.

Şimdilik çok şükür sabaha göre iyi görünüyor. Ateşi yok. Arada uyansa da şimdilik uyuyor ama tabii gece ne olur bilinmez.

Planımız, yarın sabah İngiltere’ye inecek olan ABD’den gelen halasını havaalanında karşılamaktı ama ne yapalım, biz de evde bekleriz artık. Yeter ki o iyi olsun.

Kimse hasta olmasa, hele bebişler hem mutlu ve sağlıklı olsalar…

Read Full Post »

>Cumartesi Akşamı:


Pazar:


Bugün inanılmaz sisli idi Londra. Açıkhavada bir yere gidemeyeceğimiz için alışveriş merkezine attık kendimizi.

Alışveriş merkezinin otoparkından çektiğim bu fotoğraflardan sisin yoğunluğu anlaşılabilir.

Arabada uyuyan MK, biz gezerken uykusuna devam etti…

Delikanlı Adam :)

Önümüzdeki yıl MK da; “Ben deee.. Ben deee…” diye tutturur sanırım bu eğlenceler için. Ben bile bu yaşımda bu tür şeylerden heyecanlanıyorum, o kimbilir neler hisseder :)

Üğğhhüüüü! Korkun benden :)))

Read Full Post »

Older Posts »