Feeds:
Posts
Comments

Archive for April, 2007

>Piknik güzeldi:) Gerçi hem Yeşimler, hem biz £50’luk ceza yedik günün sonunda o ayrı:P

Çıkacak paramız varmış diyelim, geçelim:)

Yeşim ve Nihat, iki Karadenizli olarak ağaç tepelerinde gezdiler bol bol:) Ben bir oturdum, bir daha giderken kalktım yerimden:)) Aslında ağaca tırmanmaya kalksam kendimizi hastanede bulabilirdik ama parkın olduğu bölgenin hastanesini pek beğenmediğim için böyle bir işe kalkışmadım:))))

Bebişin hala eksikleri var. Doğduğu zaman giyebilmesi için hiç sleep suit almadığımı fark ettim:) Yani almıştım da büyükler biraz. Onun dışında hiç uyku tulumu yok! Dün 3 tane aldım yeni doğanlar için. Gerçi onlar bile 5 kg.lar için:) Bizim bebiş biraz içinde kaybolacak ama neyse:)

Başka bir iki şey daha yok ama yazmayayım şimdi:) Okuyup da almaya kalkacak olanlar var:P
Çıkabilsem bugün keşke dışarıya da alsam. Taşıyamam gerçi, o başka. Eşimin gelip alması lazım beni. Ama 4 kat merdiveni inip çıkmayı bile gözüm yemiyor.

Ben pimpirikli, eşim soğukkanlıdır genelde ama çocuk konusunda ben soğukkanlı, eşim pimpirikli olacak sanırım:) Eşim sürekli ay üşür, ay hasta olur dedikçe ben, yok beee bir şey olmaz, taş gibi sağlam olur diyorum:))))

Her ne kadar bloglarda erkek bebiş rüzgarı esse de, çevremdeki arkadaşlarım hep kız bebiş bekliyorlar:) Bunlar da Türkiye’deki 2 arkadaşımın kızları için:) Gerçi bu bloga bakıyorlar ara sıra, ben hediye etmeden buradan görme ihtimalleri var ama dayanamadım:))

Read Full Post »

>Her şey normal seyrinde STOP
Parka pikniğe gidiyorum STOP
:)

Read Full Post »

>Türkiye’de, özellikle İstanbul’da bulunan arkadaşları ilgilendirebilecek bir bilgi:

Yeni doğan bebekleri için 4 milyara aldıkları, hiç kullanmadıkları bebek odası takımını, yurtdışına çıkacakları için 2 milyara satacak bir çift var. Yalnız oda takımı kız için mi, erkek için mi bilmiyorum. İlgilenen olursa, ilgili arkadaşın mail adresini ulaştıracağım.

Arz ederim:P

Read Full Post »

>So we will see how that goes. Also, I am totally nesting. I have never had so much energy to clean in my entire life. I cleaned my entire house yesterday for over 8 hours. I cleaned many things twice or three times before I was satisfied. When DH came home I started cleaning out the car. I NEVER do that! That is always DH’s job. So today when I got up, I found myself still cleaning the kitchen tiles (eventhough they were clearly clean) so I made myself sit and make a list of things I could do in the house. I ended up cleaning out an entire bedroom and all of the closets in the house. Finally, DH has made me stop, and I am sitting here going stir crazy!

I think I am going to be a bad girl and vacuum the couches!

I hope this means labor is coming REAL soon!

Bu postu bir forumda okudum dün:) Hayatımda evimi temizlemek için hiç bu kadar enerjim olmamıştı diyor:) 8 saatten daha uzun zaman evini temizlemiş abla:)

Hatta eşim gelince, onun arabasını bile temizledim ki bugüne kadar hiç yapmadığım bir şeydi diyor:)

Bana da bu tarz bir enerji gelecek mi acaba:)))

Read Full Post »

>Yukarıdaki takvimde 12 gün kalmış diyor da, kime diyor acaba :P

Dün telefonda arkadaşımla konuşurken, bir ara hep beraber yemeğe çıkalım dedim :) Sonra da, ee ben artık doğum yapıcam, plan yapmasam iyi olacak dedim:))

Ben hala gezme tozma, yemek planları yapıyorum:P Üstelik artık parmağımı kıpırdatmaya halim kalmamışken!

Aslında hala enerjim var ancak ayakta duramıyorum :I

Oturduğum yerden kalkmak ve yürümek imkansızlaşmaya başladı. Tüm arkadaşlara beni evden ya da cepten aradıklarında uzun uzun çaldırmalarını tavsiye ettim:) Ben telefona ulaşana kadar kapanmasın diye:)

Yeşimcim, dün akşam da uyumuyordum ama yattığım yerden kalkacak halim yoktu:( Hele de arabaya bin, taaa oraya gel!!! Oy oy oy :) Benim için artık dağları aşmak kadar zor oldu bu işler:) Beni hiç şu ana kadar bu halde görmediğiniz için görünce çok şaşıracaksınız :)

Hem enerjim var hem ayakta duramıyorum diyorsun, nasıl oluyor derseniz …

Bebek yolculuğuna başladı sanırım:) Zaten bir süredir yemek borusu yangını denen, heartburn ve nefes darlığı yaşamıyorum. Bebek yukarılarda iken akciğerlere baskı yapıyor malum.

Belli bölgelerdeki kramplar ve bacaklarımdaki baskı da ayakta durmamı, otururken bile pozisyon değiştirmemi engelliyor.

hahahahah :) Neye mi gülüyorum:) Takip ettiğim bir İngiliz anneler&hamileler forumunda okuduklarıma:)

Kadın, tam yolculuk tarihinde 3 ay 2 günlük olacak bebeğiyle, İngiltere’den arabayla Fransa Alplerine tatile gidiyor:) Hem tatil, hem araba, hem de 3 aylık bebek:))

Bir diğeri de henüz 1 aylık olan bebeğiyle, bir kaç hafta içinde Fransa’ya tatile gidiyor. Yani 1.5 aylık bebekle:P Bu uçakla gidiyor yalnız:)))

Ben de diyorum hastane çıkışı güneye doğru açılayım :))

Read Full Post »

>

  • Bundan sonra bana balık etli akdeniz kadını deme gafletinde bulunacak olanlar, bir daha düşünün:P Ben ufak tefek, minyon bir kadınım:)

Hastane randevumuzdan geldim:) Doktor, senin ebatların için normal bir bebek dedi.

Ne kadar rahatladığımı anlatamam.

Yalnız artık kompleks olucak, hepsi ağız birliğiyle senin ebatların için normal ölçülerde diyor. Hayır boy yok bende tamam da, pos var yani o açıdan:)

  • Yorum yazan herkese yeniden teşekkür ediyorum. Yeni post giriyorum diye aşağıdaki yorumlara cevap yazamadım.

İlgilenen ve bilgi veren hayal’a ayrıca teşekkür ediyorum. Minik Elif Damla’yı öpüyorum:)

Bu sabah beni telefonla arayan sevgili Minik Patiklere de sevgilerimi gönderiyorum:) Şaşkınlıktan fazla konuşamamış olabilirim:) Kusuruma bakma canım:) Adam bebeğe de yeniden öpücükler:)

Dün düşen minik meleğimiz Yusuf’umuza da çok geçmiş olsun:( Hala bir haber çıkmadı, çok merak ediyorum. Umarım iyidirler ana oğul.

Salı:

  • Bugün yine aynı hastanemizde, dr randevumuz öncesi 2 saat ante-natal dersim vardı. Fizyoterapi bölümünde, bir fizyoterapist tarafından verildi.

Bu kadar kapsamlı bir ders olmasını beklemiyordum açıkçası. Öncesinde yorgunluktan gitmek istemedim ama ders bitince iyi ki gitmişim dedim:) En son Çinlilerin masaj-terapi merkezinde yaptırdığım masajdan sonra bu kadar rahatlamıştım. Fizyoterapistimiz ayaküstü hipnoz bile yaptı bize:)

Sandalyenin önünü arkasına getirerek, hani kahvelerde külhanbeylerinin oturduğu pozisyonda oturmanın belime bu kadar iyi geleceğini hiç tahmin etmezdim.

Hamile arkadaşlara şu linkteki şekilde oturmalarını tavsiye ediyorum:

Ohhh çok rahat :)

Bu pozisyonu doğum esnasında tavsiye ettiklerini hep okumuştum ama hamile iken bu şekilde oturup belimi bu kadar rahatlatabileceğimi hiç düşünememiştim.

Özellikle normal doğum düşünenlerin, otururken geriye doğru değil, öne doğru pozisyon almaları gerekiyormuş.

Yukardaki oturma şekli dışında, Ortadan ikiye katlanmış bir yastığı, üst üste gelen uçları sandalyenin ya da oturduğunuz koltuğun arkasına gelecek, kapalı kısmı ön tarafa gelecek şekilde koyun ve üzerine oturun. Sırtınıza da dikine değil, enine bir yastık koyun:) Bu da çok çok rahat bir pozisyon oturmak için.

28. haftadan sonra elektrik süpürgesi kullanılmamasını, alışveriş sepetinin de itilmemesini tavsiye etti fizyoterapist, hamileler, aklınızda bulunsun. Hatta ev dışında çalışan bayanlar için, tüm ev işlerinin, bu tarihten sonra listeden çıkarılmasını söyledi:)

Güzeldi, imkan bulan herkesin bu tarz bir doğuma hazırlık kursuna gitmesini tavsiye ederim. Haftaya 2. ders, bizim bebişin tahmini doğum tarihi olan 8 mayısta da 3. ders var:) Artık son derse gider miyim, gidip de orda uygulamalı doğum mu yaparım bilemiyorum:)

Pazartesi:

  • Dün, migrosvari bir süpermarkette, kasada, minicik bir bebek ve anne babası vardı önümüzde. Kadıncağızın daha göbeği olduğu gibi duruyordu. Bebek ne kadarlık diye sordum, 4 günlükmüş. 4 günlükken almışlar, alışverişe çıkmışlar:) Bu İngiliz hatunlar lohusalık falan bilmiyor:) Bebekleri de işte böyle 3-5 günlükken alıştırıyorlar her şeye.

Arkasından da IKEA’da gördük bir başka minik bebek. O da belki 2 günlük falandı:) Mıyk mıyk mıyklıyordu:) Ben de alıp cıkacağım dışarıya erkenden diyorum, eski kafalı :p eşim ‘nooo 40’ı çıkmadan olmaaaaz, ya hasta olursa, yazık ona minicik’ diyor:) İyi dedim, sen otur o zaman bebekle 40 gün boyunca, gezmeye giderim ben kendi başıma:))

  • Dün bir de bir arkadaşıma kahvaltıya davetliydim. Davetlileri sayıyorum:

Birisi 9 haftalık (2 çocuk annesi), birisi 24 haftalık (2 çocuk annesi), diğeri 38 haftalık (Bu ben oluyorum:P) 3 hamile,
Birisi yakın zamanda düşük yapmış, yeniden hamile kalmaya çalışan 2 çocuk annesi bir hamile aday adayı,
Birisi 2 (yoksa 3 müydü?) çocuk sahibi, çocuk yapmayı düşünmeyen bir anne,
Birisi 1.5 yaşında bir çocuk sahibi, ikinciyi düşünen genç bir anne,
Diğeri 3 çocuk sahibi, 4. çocuğu düşünen ev sahibi:))

Bütün günün tek konusunu söylememe gerek var mı?

Ha bir de, İngiltere’de çok çocuk moda???, bilmiyorum fark ettiniz mi?

Pazar:

Pazar günü ise 2.5 saat gidiş, 2.5 saat dönüş, 2.5 saat ziyaret olmak üzere 7.5 saatlik bir yolculuk ve ziyaret yaptık. Bana göre çok çok çok fazlaydı. Tabi gideceğimiz şehrin ismini yanlış hatırlayan ve 1 gün öncesine kadar 1-1.5 saatlik bir yol diyen eşimin son gece aa sorry bu şehir o şehir değilmiş demesi ayrıca güzeldi!

Doğuma kadar bir daha şehir dışı yolculuk yapmak istemiyorum. Ancak pazartesi kahvaltıda, arkadaşımın 38 haftalık hamileyken arabayla Almanya’ya gidip geldiğini duyunca inanamadım:) İyi cesaret :)

Hamileliğim sırasında o kadar çok gezdik ki : (Bunda biraz, çocuk olunca gezemeyiz korkusuyla sürekli gezi programı yapan eşimin de payı var tabi!) çocuk araba sesine ve sallantısına çok alıştı eminim:) Uyumayıp mızmızlandığı zamanlarda atar arabaya gezdiririz diyorum eşime:)

Bizden haberler şimdilik bu kadar:)

Read Full Post »

>Yorum yazan, yazmayan; bizi düşünen, güzel dileklerini gönderen, arayan-soran, mail atan ve bizim için dua eden herkese çok teşekkür ediyorum.

Allah insanı evladıyla imtihan etmesin diyenler ne demek istiyormuş az da olsa anlar gibi oldum. Çocuğu hasta olan, evladını kaybetmiş insanları anlamama imkan yok ama çocuk hakkında en ufak bir negatif düşünce bile insanı bu kadar üzüp yıpratıyorsa kim bilir onlar ne sabırla katlanıyorlardır.

Normalde bir hafta sonrasına ancak randevu alınabilecek özel bir doktordan, bir hastasının randevusunu iptal etmesi sonucu bu akşam (cuma) 6’ya randevu aldım. Eşimle gittik ve ultrasona girdim.

Bebeğin haftasına göre küçük göründüğünü doğruladı ancak yaptığı vücut ölçümlerinin birbiriyle orantılı olduğunu, görünürde bir anormallik olmadığını, kalp, böbrek gibi organlarının normal çalıştığını söyledi. Genetik olarak yapısının bu olabileceğini belirtti. Haftasına göre ne kadar küçük göründüğünü sormayı akıl bile edemedim:(

Femur Length, bacak kemiği ölçümünü yaparken babası gibi uzun olacak anlaşılan dedi. Yani boy konusunda bir problem yok anladığım kadarıyla. Küçük bebek derken sadece kilosuna bakarak mı küçük diyorlar anlamıyorum ki. Bizim oralarda ona küçük değil zayıf derler ya neyse.

Herşeyi normal, sadece kilosu mu düşük, küçük derken bunu mu kastediyorsunuz dedim evet dedi.

O kadar internet sitesini hatmettim, bebeğin kilosuna bakarak küçük olduğu değil, baş-karın vs ölçüleri tespit edilerek küçük olduğu teşhisi konuluyor. Bunlarsa hala kiloya bakıp küçük diyorlar. Ya da bilmiyorum bana öyle söylüyorlar. Kime ve neye inanacağımı şaşırdım.

Kilosu, tahmini 2.6 küsur kg. 3 kg. civarında olmasını tercih ediyor doktor. Yakından gözlemleyip eğer büyüme kaydedilmiyorsa bebeğin dışarı çıkarılmasının, beslenip büyümesi açısından daha iyi olacağını söyledi.

Yani kısaca doktorun söylediği, haftasına göre ‘küçük’ görünüyor ancak soyaçekimden kaynaklanıyor olabilir, boyu sanıyoruz ki baba sebebiyle tamam hatta normalden uzun olabilir, kilosu olması gerekenin altında ancak çok da kötü değil, (özellikle de zayıf doğan annem, kızkardeşim, kuzenim, eşimden önce doğan ve maalesef çok küçük doğduğu için doğumdan sonra kaybettikleri ablası ve doğduğunda da, hala da zayıf olan eşimi hesaba katarsak) görünürde bir sorun yok.

Uzun boylu (1.90), zayıf (67-68kg) ve başı vücuduna oranla küçük olan eşimin bir kopyası mı geliyor acaba?

İçim başta rahatlasa da, hatta şu anda bile omuzlarımdan önemli bir ağırlık kalkmış olsa da, bebeğimi kucağıma alıp, sağlıklı ve normal olduğu tespit edilene kadar tam anlamıyla rahat edebileceğimi sanmıyorum. Moralim bir geliyor, bir gidiyor.

Salı günkü randevu da beni şimdiden geriyor. Paranoyak oldum iyice.

Bazı insanlar sürekli diken üstünde oturmalı ya, ben onlardan birisiyim işte.

Herkese tekrar teşekkürler.

Read Full Post »

Older Posts »